Krank Art Gallery | I INVENT YOU, I INVENT MYSELF
23012
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-23012,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-2.4,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

I INVENT YOU, I INVENT MYSELF

 

Liisi Eelma’nın solo sergisi “I Invent You, I Invent Myself” 22 Kasım’da KRANK Art Gallery’nin Le Meridien İstanbul Etiler’deki yeni mekanında açılıyor. 29 Aralık’a kadar görülebilecek sergide sanatçının renk armonisinden oluşan pentürlerine reçine ve alüminyum ile yaptığı enstalasyonlar eşlik ediyor.

KRANK Art Gallery Ekim ayı itibariyle Le Meridien Etiler ile işbirliğine gidiyor. Bu işbirliği kapsamında KRANK Art Gallery, Le Meridien’in çağdaş sanat programını hazırlayacak; yıl boyunca otel bünyesinde sergi, performans, sanatçı ve küratör konuşmaları düzenleyecek. KRANK Art Gallery 2015’ten bu yana Tomtom Gardens’ta yer alan galeri mekanını Le Meridien’e taşıyacak. Mekandaki ilk sergisi, Liisi Eelma’nın solo sergisi olacak.

Liisi Eelma’nın “I invent you I invent myself” isimli sergisinde, kusursuz bir jestle uyguladığı renk armonisinden oluşan pentürlerine reçine ve alüminyum ile yaptığı enstalasyonlar birleşiyor.

Adeta insan ruhundaki titreşimlere dayanan bu armonideki renklerin, sesleri de öylesine belirginleşmiştir ki bu durum, sanatçının müziğin yöntemlerini kendi sanatına uygulamaya çalışmakta olduğunu düşündürtür. Çalışmalarındaki ritm, tekrarlanan renklere yöneliş ve rengi harekete geçirme arzusu da buradan kaynaklanır. Sanatçı doğal forma ya da temsile başvurmadan ses ve temponun dili gibi kendi başına anlaşılabilir bir renk ve çizgi dili oluşturmayı hedeflemiştir.

Resim ve fotoğraf, Estonyalı sanatçı Liisi Eelmaa’nın sanat pratiğinin parçalarıdır; üretimlerinde sıklıkla fotoğraf ve resmi harmanlar ve içiçe geçirir. İki farklı medyumu birleştirirken sıklıkla resmin sınırlarını düşünür; boyayı bir madde olarak nasıl algıladığımızı ve bu maddenin bir imaj olmaya ne zaman başladığını sorgular. Resmin varolmayan şeyleri tasvir etmek için bir ortam olup olmadığını ve fotoğrafın zaten var olan şeyleri göstermeye nasıl izin verdiğini inceler.

Belirsiz bir kütle halinde duran boya sadece az sonra görüntüye dönüşecek bir renklendirici, bir pigment ve dolgu malzemesidir. Sanatçının en çok ilgisini çeken dönüşümü gerçekleştireceği andır. Her resmin başlangıcı, rengin ilk parçasına bakıldığında soyutdur. Liisi’nin amacı, kendiliğinden soyut olan bir boya lekesinden bir şey yaratma çabasını vurgulamaktır. Bu da izleyiciyi sanatçıyla bir görüntü oluşturucu olarak eşitler, her ikisine de hayal güçleriyle katkı sağlayarak birbirlerinin alanına girme şansı sağlar.

Renklerin etkisi göz başka bir yöne çevrildiğinde unutulsa bile değişik renklerin yarattığı yüzeysel izlenim bir duyum silsilesinin başlangıç noktası olmaktadır. Her renk kendisine özgü ruhsal bir titreşim yaratır. Liiisi Eelma’nın bu “kokulu renkleri”, koku duyusu kadar dokunma duyusunu da harekete geçirir. Pürüzsüz dokuları ile bu renkler insanda dokunma isteği uyandırırlar. Sanatçının enstalasyonları bu arzuya karşılık verir.

“Mağara resimlerinden bu yana insanlar mümkün olandan daha iyi bir yaşam tasvir ettiler. Yarattıkları imgenin bir dileği yerine getirmesi gerekiyordu. Mağara dönemi ile bugünün dünyası arasındaki zaman çizgisini gözlemlerken hayat bulan hayal gücünü görüyoruz. Şu anda sahip olduğumuz her şey, atalarımızın hayal gücü sayesinde kazanıldı. Aynı şekilde gelecekte olacaklar da şu anda yaratılacak.” Şeklinde ifade eden Liisi Eelma’nın eserleri, dönemine özgü gerçeklerden kaynaklanmakla birlikte onların aynası olmayıp içinde geleceği yansıtan derin ve etkili bir güç barındırmaktadır.

 

Date

26 Nisan 2019

Category

Geçmiş