Krank Art Gallery | HATIRLANAMAZ OLANIN HAFIZASI
23022
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-23022,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-2.4,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

HATIRLANAMAZ OLANIN HAFIZASI

Damla Yalçın bu sergide iç mekanın içsel değeri üzerine yapılan fenomenolojik bir yaklaşımla anılarının ve hayallerinin bir sentezini sunuyor. Kişisel belleğine yine kendi hikayesine dayanan nakış yoluyla ışık tutuyor. Eve dair hayallere hafıza ile hayalin dayanışmasını bozmamaya özen göstererek yaklaşan sanatçı, mekanlarının poetik temeline anılardan çok şiirsel imgeleri ile dokunur. Mekanlarına duygusal birikimlerin cisimleşmiş hali olan nesneler yerleştirir. Eski fotoğraflarından yola çıkarak oluşturduğu imgelerinin içerisine kendini yerleştiren sanatçı, sonsuzlaşan bekleyişinin bulunduğu odaları hafıza ve düşlemenin biraraya geldiği temaşa mekanlarına dönüştürür. Yaşadığımız mekanı yaşamın tüm diyalektikleri ile uyum içinde nasıl doldurduğumuzu “dünyanın bir köşesine” gün be gün nasıl kök saldığmızı söyler sanatçının bu ilk evi. Ev gerçek bir kozmozdur. Evin en değerli lütfu; ev düşlemeyi barındırır; geçmişi, geleceği ve şimdiyi biriktirir ve saklar. Geçmiş yalnızlıklarımızın tüm mekanları, içinde yalnızlık acısı çektiğimiz, yalnızlığın tadını çıkardığımız mekanlar içimizde silinmeden kalır. Sanatçıya yalnız kaldığı evi, odası, pencere önü ve köşeler bir düşlemenin çerçevesini sunar ve kurulan bu düşü yanızca şiiirsel imgelerle ortaya koyduğu yapıtlar sayesinde bitirebilir, tamamlayabilir.İçinde oturulan mekan basit geometrik biçimlere verilecek tüm referansların uzağındadır. Damla Yalçın’nın içine ışık yerleştirdiği kasnakları yarattığı odalarına yarı saydam bir içerik kazandırır. Duvarları sanatçının isteğine göre yoğunlaşıp, gevşer adeta. Soluk alan bir ev ya da zırhlı bir giysi gibi sonsuza kadar uzayıp yayılabilir. Geometrinin aşıldığı bir evdir bu. Sanatçı hayallerini birden birelikleri içinde ele alarak gerçekleştirdiği anlatımının gücüyle, izleyiciye kendini varlığının yuvarlaklığı içinde bulmasına neden olur. Yaşamın yuvarlaklığı içinde yaşadığımızı fark ederiz. Kendimizi tekrar tekrar başlangıç konumuna yerleştirmemize olanak verecek kadar güçlü bir biçimde biribirine bağlanmış fikirler sunar Damla Yalçın’ın yuvarlak kasnakları. Mahremiyetin ifade biçimleri olarak kullanılan bu nakışlar, açık olan ile kapalı olanın, iç mekan ile dış mekanın diyalektiğini taşır içerisinde. İçerisi ve dışarısı arasında, açık ve kapalı arasında aşikar bir eşik oluştururlar. Yalnızlıkla uzlaştığı iç mekanlarına, rüzgarın uğultusunu hissetiren dış mekan işlemeleri eşlik eder. Rüzgarın şiddetinin karşısında evin korunma ve direniş değerini görünür kılar bu dış mekanlar.Mekanlar arasında bu tutkulu seyahat, varlığın dehlizinde, zihnin koridorlarında bir keşiftir sanatçı için. Bu lirik yolculuk öncülünü poetik imgenin doğuşundan alır ve ideal metaforunu da evinin mahrem alanlarında bulur. İzleyiciyi sanat, şiir ve bilincin kendi içinde filizlendiği bir akıntının içinde yönlendirir.

Date

26 Nisan 2019

Category

Geçmiş