Krank Art Gallery | basin_TR
19169
page,page-id-19169,page-template,page-template-blog-large-image,page-template-blog-large-image-php,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-2.4,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

KRANK Art Gallery Taşındı

KRANK Art Gallery, çağdaş sanat alanında farklı çalışmalar gerçekleştiren Hotel Le Méridien Istanbul Etiler ile yaptığı işbirliği ile beraber, Kasım itibariyle galeri mekanını Le Méridien’in içine taşıdı.

 

KRANK Art Gallery 2015’ten itibaren Tomtom Mahallesi’ndeki galeri mekanında yurt içi ve yurt dışından sanatçılar ve küratörlerle başarılı projeler üretti. Yeni mekanında da sanatçı ve küratör konuşmaları, sanatçı atölyeleri, konser ve performanslar düzenlemeye devam edecek. Le Méridien Istanbul Etiler çatısı altında otelin de katkılarıyla yıl boyu düzenli bir sanat programı oluşturacak.

 

Konaklama deneyimini çağdaş sanat ve tasarım odaklı bir yaşam tarzı ile birleştirme misyonunda olan Le Méridien Istanbul Etiler’in sanat programı oluşturma düşüncesi ile KRANK’ın daha kapsamlı ve farklı içerikte projeler yapabilmek amacıyla yeni bir mekan arayışı içinde olması birleşimi sonucu galeri mekanını otelin içerisine taşıyamaya kararı verildi.

 

Her sergisinde farklı bir kavramı çağdaş sanat aracılığı ile tartışmaya açan KRANK, yeni mekanında da çağdaş sanatı geniş kitlelere ulaştırmaya devam edecek. KRANK, bu yeni dönemde gerçekleştireceği işbirliği ile örnek olabilecek bir model geliştirmeyi hedefliyor.

 

Le Méridien Istanbul Etiler; markanın özündeki çok yönlü sanat vizyonunu, lobisine taşınacak olan KRANK Art Gallery ile gerçekleştirdiği iş birliği ile devam ettiriyor. Le Méridien; sanat alanında progresif olarak gerçekleştirdiği çalışmalar ve iş birlikleri ile dünyanın dört bir yanındaki sanatseverler tarafından takip edilen, bu alanda öne çıkan, farklılaşmış bir marka kimliğine sahip. Bu nedenle; Le Méridien Istanbul Etiler, KRANK Art Gallery iş birliğinin de misafirlerine yeni bir perspektif sunacağına inanıyor.

0

Merve İşeri “Çürüyen Kavunlar”

Merve İşeri’nin solo sergisi “Çürüyen Kavunlar” 7 Eylül – 20 Ekim tarihleri arasında Krank Art Gallery’de görülecek. Sorgulama ve insan doğasını inceleme ihtiyacı içinde olan ve felsefeyi araç olarak kullanan sanatçı, felsefe sayesinde gerçekliklerle kurduğu ilişkiyi farklı sembollerle dışa vuruyor. Serginin temelini oluşturan dört resim ile bedenimizin asli ve kaçınılmaz görevi olan dünyayı sindirme ve onun içinde yaşamayı ele alıyor.

Çürüyen Kavunlar, kişisel gelişim ve ‘gelişmekte olma’ haline yönelik bir methiye niteliğindedir. Küratörlüğünü Nicole O’Rourke’nin üstlendiği sergi, hayatın aynı anda hem şerbetsi bir sululuk hem de bir kokuşmuşluk içerisinde, zamanın durdurulamazlığı ve sürekli kendini yenilemesiyle ilgilidir.

Çürüyen Kavunlar dört resim üzerine kurulmuştur; bunların her birinde, biçimsel olarak yabancı duran bedenler tasvir edilmektedir. Hayalvari bir dünyaya yerleştirilmişlerdir ancak, Merve’nin resmettiği yaratık figürleri açık bir şekilde dişi figürlerdir. Dört sayısı dünyevi bir sayıdır: dört element, ayın dört evresi, dört mevsim, dört ana yön… Dört sayısı içerisinde yerleşik bir mantık vardır. Bunun yanında yeryüzü ve onun sakinlerini kapsayan, onlardan yola çıkan ve onlar üzerinde gerçekleşen daimi bir değişim halini yeğ tutma söz konusudur.

Sanatçı, çalışmalarında insan bedenine odaklanırken insanın doğayı kendi fiziksel bedeni üzerinden algıladığı gerçeğine işaret etmektedir. Eserlerinin bazı köşelerine bedenin farklı parçalarını saklayan sanatçı, sürekli kendini eksik hisseden insana sahip olduğu gücü hatırlatmak için kusursuz bedensel bütünlüğünü vurgulamak istemektedir

Merve’nin figürleri, bu dünyevi değişimlerin sırdaşı olan bir bedende yaşamı temsil etmekte, zamanın akışını ve olayların gelip geçişini önleyememek halini betimlemektedir. “Gut” [Bağırsak] (2018) merkezi bir figürdür; “Gut”, duyguları harekete geçiren, kişiler arası ilişkileri ilerleten, değişimi besleyip büyüten ve sindirilmesini sağlayan, kişiye has sesi ve içgüdüleri temsil eder. “Gut” tüm figürler arasında en insanvari olandır ve en öne çıkan uzvu elidir. Aynı eserlerde kurmaca bir alfabeyi andıran şekiller de dilsizliğin dili olarak karşımıza çıkar. Gücümüzü keşfetme yolunda yavaşlayıp daha iyi birer dinleyici olabilmemiz adına bize alternatif bir dil önermektedir.

“Caressing Body”, “Harnessing Body” ve “Growing Body” adlı çalışmalar dinleme sürecinin, zamanla dönüşmenin, beden dışı ve beden içi bütün huzursuzluklarını ve çirkinliklerini öğrenmenin resimleridir. “Caressing Body”de su ve toprak gibi elementleri bedeninin içine doğru çektiği izlenimi veren bir figür gösterilmektedir. Bu figür, diğerlerinin arasında, kulakları en belirgin olandır: o dinlemektedir. “Harnessing Body” çalışmasında tek gözlü bir figür resmedilmiştir ve bu, görme yetisine sahip tek figürdür; o görmektedir, ama bakışı sınırlandırılmıştır. “Growing Body” adlı çalışmadaki figürün uzuvları orantısızdır. Başı yana dönük ve hareket halinde gibi gözükürken bedeni ileri dönüktür. O, zaman içinde hareket etmektedir, büyümekte ve deneyimlemektedir.

Bir araya geldiklerinde, bu çalışmalar bedenimizin asli ve kaçınılmaz görevi olan dünyayı sindirme ve onun içinde yaşamayı ele almaktadırlar. Bunun yanı sıra, gelgit ve iniş çıkışlara izin vermenin, çevresel ve sosyal duyarlılıklara sahip olarak her zaman ayakları yere basan bir duruş sergilemenin önemine işaret etmektedir.

İşeri, (d. 1992, İstanbul) ağırlıklı olarak astarsız tuval üzerine yağlıboya ile çalışan bir sanatçı. 2014 yılında Politecnico di Milano’nun İletişim Tasarımı bölümünden mezun oldu. Yaşamını Londra ve İstanbul’da sürdürüyor. 2017 yılında İstanbul’da Ballon Rouge Collective’in düzenlediği “her brain is a traveling white bullet” başlıklı ilk kişisel sergisini gerçekleştirdi. 2015’ten bu yana Şikago, Milano, İstanbul ve Londra’da gerçekleştirilen karma sergilerde çalışmaları sergilendi. The Financial Times, Harper’s Bazaar Türkiye ve Huffington Post gibi yayınlarda eserleri hakkında yazılara yer verildi.

Nicole O’Rourke, yazar, küratör ve Ballon Rouge Collective kurucu direktörüdür. Sanat Tarihi Master programını Hunter College, New York’da tamamladı. İstanbul ve New York’da birçok serginin organizasyonunu yaptı ve yazıları Art Review, Hyperallergic, Time Out, Near East Magazine, 212 Magazine, Istanbul Art News ve artspace.com gibi önemli yayınlarda yer aldı.

0